İnsan hayatında en büyük engelin çoğu zaman dış şartlar olduğunu düşünür. Para, çevre, fırsatlar… Ama gerçek çoğu zaman daha farklıdır. İnsan, farkında olmadan kendi önüne kendisi engel koyar.
Bunu bilinçli yapmaz. Hatta çoğu zaman “ben elimden geleni yapıyorum” diye düşünür. Ama davranışlarına baktığında bambaşka bir tablo ortaya çıkar.
Ertelemek…
Yapabileceği şeyleri sürekli sonraya bırakmak.
“Aslında yaparım ama şimdi değil” demek.
Bu küçük gibi görünen alışkanlık, zamanla büyük bir sabote haline gelir.
Korkular…
Başarısız olmaktan korkmak, eleştirilmekten çekinmek, risk almamak…
İnsan çoğu zaman denemediği şeylerde başarısız olmaktan değil, denediğinde gerçekten ne olacağını görmekten korkar.
Konfor alanı…
Şikayet ettiği hayatın içinde kalmaya devam etmek.
Çünkü değişim, bilinmezlik demektir.
Ve çoğu insan, mutsuz olduğu düzeni bile bilinmezliğe tercih eder.
Kendine inanmamak…
“Ben yapamam”, “bana göre değil”, “ben o seviyede değilim” gibi düşünceler…
İnsan kendi kendine sınır koyar ve sonra o sınırların içinde yaşar.
Aslında en ilginç olan şey şu:
İnsan çoğu zaman ne yapması gerektiğini bilir.
Ama yapmaz.
Çünkü değişmek, sadece istemekle değil, alışkanlıkları kırmakla olur.
Ve bu da çoğu insanın düşündüğünden çok daha zordur.
👉 Belki de asıl soru şu:
Gerçekten hayatımızı zorlaştıran şey dış etkenler mi, yoksa fark etmeden kendimize yaptıklarımız mı?
